Zorlu Turizm
Travel& Rent A Car

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

 

Otomatik pick-up’ların yeni lideri Ssangyong


Güney Koreli üretici Ssangyong Türkiye pazarında gücünü artırıyor. Ssangyong, Ocak-Mart 2009 arasındaki otomatik vitesli Pick-up satışlarında, segmentinde liderlik konumuna oturdu.

ODD (Otomobil Distribütörleri Derneği) verilerine göre Ocak-Mart 2009 tarihleri arasında pick-up pazarında satılan 173 adet otomatik vitesli 4×4 aracın 83 adedini Ssangyong Actyon Sports modeli oluşturdu. Bu satış grafiği ile toplam pazarın yüzde 46’sını elinde bulunduran Ssangyong, 4X2 modellerinde de iddiasını sürdürüyor. Ocak-Mart ayları arasında 4×2 otomatik vites olarak satılan toplam 196 aracın 67’sini yine Ssangyong’un Actyon Sports modeli oluşturdu. Bu da bu pazarın yüzde 34’ünü kapsıyor. Actyon Sports, ÖTV indirimi sonrasında 34 bin 269 TL’den başlayan fiyatlarla satılıyor.



En hızlı Insignia sonbaharda yollarda


Alman üretici Opel’in amiral gemisi Insignia, en sportif versiyonu Insignia OPC ile premium sınıftaki rakiplerinin üzerine oynamaya devam ediyor.

2009 Yılının Otomobili seçilen Insignia, Alman üreticinin performans kolu Opel Performance Center’in (OPC) kuruluşunun 10’uncu yılında OPC versiyonu ile Barcelona Otomobil Fuarı’nda sergilenecek. Sonbaharda yollara çıkacak olan Insignia OPC’deki 2.8 litre hacimli 6 silindirli motor, turbo ile besleniyor. Bu sayede 325 beygir güç üreten motor kullanıcısına 400 Nm’lik tork değeri sunuyor. Altı ileri düz şanzıman ile gücünü dört tekerleğine aktaran Insignia OPC, 0-100 km/s hızlanmasını 6 saniyede gerçekleştiriyor. Maksimum hızı 250 km/s ile elektronik olarak sınırlandırılan aracın yol tutuş özellikleri de iyileştirilmiş. Insignia’nın yüksekliği OPC modeli için 10 mm düşürülerek ağırlık merkezi daha aşağı çekilmiş. Insignia OPC’nin ön süspansiyon yapısı McPherson olarak bilinen desteği koruyor ancak OPC mühendisleri HiPerStrut (yüksek performans desteği) şeklinde adlandırdıkları bir yenilik ortaya çıkarmışlar. Bu sistem yüksek tork nedeniyle direksiyonda oluşabilecek tork yalpalamalarını minimuma indiriyor.



Otomotivde gerçek çözüm için hurda kanunu geçmeli


OYAK Otomotiv ve Çimento Şirketleri Yönetim Kurulu Başkanı Celal Çağlar, otomotivde ÖTV indiriminin 15 Haziran gibi bitmesinin ardından sektöre yeni bir açılım bulunması gerekeceğini belirterek, ‘Ben gerçek çözüm için muhakkak hurda kanununun geçmesi gerektiği üzerinde duruyorum” dedi.

OYAK’ın TÜBİTAK işbirliğiyle düzenlediği Liselerarası Matematik Yarışması ödül töreninde gazetecilerin sorularını yanıtlayan Çağlar, çimento sektöründe şu anda Türkiye’de ciddi bir kapasite fazlası yaşandığını, ancak yurt dışında, özellikle batı ülkelerinde alım yapmayı planladıklarını dile getirdi.
Çağlar, şu anda bazı tekliflerin bulunduğunu ancak pek çok şirketin henüz satıp satmama kararının netleşmediğini belirterek, ”Bir ay içinde satışlar netleşir. Biz de alıp almayacağımıza bakarız” dedi.
Otomotivde temmuz ayından sonrasının oldukça zor gözüktüğünü kaydeden Çağlar, şöyle konuştu: ”Hükümetin ilan ettiği gibi ÖTV indirimi 15 Haziran gibi bittikten sonra sektöre yeni açılım bulunması gerekecek. Ben gerçek çözüm için Almanya ve Fransa’da olduğu gibi muhakkak hurda kanunun geçmesi gerektiği üzerinde duruyorum. Türkiye’de maalesef çok iyi fikirler uygulama bozukluklarından dolayı kötü bir fikir haline gelebiliyor. Hurda teşviki son derece iyi bir fikirdir. Uygulaması da çok iyi bir şekilde yapılabilir. Taraflarla Hükümetin bir araya gelip ortak bir çözüm bulmaması için hiçbir sebep yoktur. Bundan önceki uygulamada bazı koordinasyon bozuklukları olmuş olabilir. Ama daha önce olmuş birtakım sıkıntıların bu fikrin kötü olmasını gerektirmediğinin altını çiziyorum. Şu anda Almanya ekonomisini bu fikir kurtarıyor.”
Sektöre yönelik zam eleştirilerine ilişkin bir soru üzerine de Çağlar, OYAK Renault’da kesinlikle zam yapılmadığını belirterek, satışları ileriye dönük sabit fiyat garantisiyle gerçekleştirdiklerini anlattı.

“OYAK her zaman bir nakitti, bugün de nakittir”

Çağlar, OYAK’ın nakit durumu konusunda ise herhangi bir holding, patron ya da aile şirketi olmayan OYAK’ın, 200 bin üyesi olan bir ek emeklilik fonu olduğuna işaret ederek, ”Bu nedenle de her zaman varlıkları yüzde 40-60 arasında nakitte olmuştur. Bugün ‘Ciddi bir nakitteyiz’ dememizin sebebi tabii ki bankanın, Axa’nın satılmasıdır. Ama bu zaten olağan bir haldir. Bu olağan hali çok fazla abartmamak lazım. OYAK her zaman nakitti, bugün de nakit. Biz bugüne kadar hiçbir şekilde para kaybetmedik ve hiçbir zaman o manada riskli bir yatırım da yapmadık” diye konuştu.



Nissan’ın asi çocuğu Qashqai


2008 yılını %1,3′ lük pazar payı ile kapatan Nissan, 2009’un ilk çeyreğinde %1,7’lik pazar payına ulaştı. Nissan’ın gözde modellerinden Qashqai %13,4’le sınıfının lideri olurken, Pick-up segmentinin yıldızı Navara da yaptığı atakla Mart ayında ikinciliğe yükseldi.

Nissan Otomotiv A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı İlkim Sancaktaroğlu, krizin gölgesinde başlayan ve ÖTV ile hareketlenen otomotiv pazarı ile ilgili 2009’un ilk çeyreğine ilişkin yaptığı değerlendirmede: “SUV segmentinde Crossover trendini başlatan Qashqai modelimiz 2009′un ilk üç ayına damgasını vurdu. Ocak-Mart ayları arasında elde ettiği %13,4′lük pazar payı ile sınıfının satış lideri olan Qashqai’nin yıldızı daha da parlamaya devam ediyor” dedi.

Sancaktaroğlu, 15 Mart’tan itibaren geçerli olan ÖTV indirimi ile hareketlenen piyasanın 15 Haziran’a kadar aynı tempoda devam edeceğini, ancak 16 Haziran’dan itibaren sektörün önünü görebilmesi için yeni destek paketlerinin gelmesi gerektiğini konusuna değindi. Nissan’ın SUV segmentindeki iddiasını bu sene de sürdüreceğini söyleyen Sancaktaroğlu, kriz ortamında dahi müşterilerin beklentilerini hassasiyetle değerlendirdiklerini ve özellikle Qashqai’ye olan talebi karşılamak için yoğun bir çaba sarfettiklerini belirtti. Nissan Qashqai’nin şu anda 2 aylık sıra ile satıldığını belirten Nissan Otomotiv A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı İlkim Sancaktaroğlu, Mayıs ayında teslim edilecek araçların Nisan ayı fiyatları ile satılacağını ifade etti. 2009’un ilk üç ayında elde edilen başarının bir neticesi olarak, Qashqai’lerde Mayıs teslimleri için Nisan fiyatlarının geçerli olacağını söyledi.

Nissan’ın Pick-up segmentinde Navara ve Pick-Up modelleriyle 2008 yılını %12,2 pazar payı ile 4. sırada tamamladığını belirten Sancaktaroğlu: “Navara modelimiz bu yıla ciddi bir yükselişle başladı. Mart ayındaki performansı neticesinde %17,8 pazar payı ile sınıfının en çok satan 2. markası konumuna geldi, hem de önemli bir filo satışı olmaksızın. Türkiye’de üç yıl üst üste en beğenilen Pickup seçilen Nissan Navara, sınıfının en zengin donanım ve konforu ile iddiasını arttırarak sürdürmeye devam edecektir” dedi.

Qashqai Ekonomi, Güvenlik, Compact SUV, Hakim Sürüş pozisyonu gibi özellikleri ile %13,4′lük pazar payına ulaştı. Üstelik 1 depo yakıt ile 1.387 km katedebilen 1.5 dizel versiyonu da, 6 ileri düz vitesi ile tüketicilerden hem performans hem de yakıt ekonomisi açısından tam puan aldı. Sınıfının satış lideri olan Qashqai, binek otomobil konforunu bir SUV’un yüksek sürüş pozisyonu ile birleştirerek farklılık yaratırken, kompakt ve çevik yapısı sayesinde de hatchback bir otomobilin manevra ve park kolaylığını da beraberinde sunuyor. EuroNCAP testlerinde en yüksek güvenlik skorunu alan Qashqai uçak kokpitini andıran iç dizaynı ve sürüş dinamizmi ile öne çıkıyor. Qashqai’de 1.6 litre 4×2 düz vites, 1.5 litre dizel 4×2 6 ileri düz vites ve 2.0 litre dizel 4×4 otomatik vites seçenekleri mevcut.

Mart 2009’da %17,8 pazar payı ile sınıfının en çok satan 2. markası konumuna gelen Navara ise, SUV DNA’sı taşıyan heybetli yapısı ve üstün donanım özellikleriyle, Pick-up pazarının yüksek standartlarını belirlemeye devam ediyor. Çift kabinli yapısıyla geniş bir oturma alanı sunan Nissan Navara, piyasaya çıkardığı yeni Platinum versiyonu ile de adından söz ettirmeye devam etmeyi hedefliyor. Yepyeni bir konsept ile üretilen Navara 4×4 LE Platinum A/T, üstün arazi kullanımı ve SUV tarzı görünümü sayesinde Sport Utility Pick-up kavramını oluşturarak pick-up segmentinde farklılık yaratmayı başarıyor. Navara 4×4 LE Platinum A/T tasarımı ve zengin detayları ile görünürlük ve prestij anlamında büyük farklılık yaratıyor.



AudiS4’ler satışa sunuldu


Audi’nin üst orta segmentteki sportif modelleri S4 ve S4 Avant Audi Yetkili Satıcılarında. Direkt enjeksiyonlu ve süperşarjlı, üç litrelik V6 motora sahip yeni S4 ve S4 Avant’lar, 99 bin 300 Euro’dan başlayan fiyatlarla satılacak.

Audi’nin üst orta segmentteki yeni sportif modelleri S4 ve S4 Avant satışa sunuldu. Manuel ve yedi ileri S tronic şanzıman seçeneğinin bulunduğu 3.0lt TFSI motorlu modeller, 99 bin 300 Euro’dan başlayan fiyatlarla satışa sunuluyor. Direkt enjeksiyonlu ve süperşarjlı, üç litrelik V6 motora sahip olan araç, 0’dan 100 km/s’te yalnızca 5.1 saniyede ulaşırken, ortalama olarak 100 km’de sadece 9.7 lt yakıt tüketiyor. Rakiplerine karşı üstünlüğünü pekiştirmek amacıyla yenilikçi teknolojilerle donatılan yeni S4 ve S4 Avant’ta yer alan yedi ileri S tronic şanzıman, viteslerin son derece hızlı değiştirilmesine olanak tanırken, spor diferansiyel de torku, ihtiyaca göre arka tekerlekler arasında dağıtıyor.

Güçlü ve ekonomik yeni 3.0 TFSI motor

Yeni S4 ve S4 Avant’da Audi V motor ailesinin en yeni üyesi 3.0 TFSI motorlar bulunuyor. 2,995 cc’lik hacme sahip olan ve bir süperşarjla donatılan bu V6 motor, 333 HP güç üretiyor. Sedan, 0 – 100 km/s hızlanmasını sadece 5.1 saniyede tamamlarken, Avant ise bu hızlanmayı 5.2 saniyede gerçekleştiriyor:

Her iki modelin de azami hızları, sınırlandırılmış 250 km/s’e ulaşıyor.

TFSI ibaresinde yer alan “T” harfinin artık sadece “turbo”yu değil, aynı zamanda genel anlamıyla süperşarj kavramını da temsil ettiği 3.0’lt. V6 motor üzerinde yapılan kapsamlı denemelerin sonuçları, süper şarjın üstünlüğünü kanıtlıyor. Direkt enjeksiyonla bağlantılı olarak bu sistem iki turboşarjdan hem ebatları hem de başlama performansı ve hassasiyeti açısından daha iyi sonuç veriyor.

Süperşarja güç veren motor tahrikli kayışın, rölanti hızından başlamak üzere tam itme gücü temin ettiği 3.0 TFSI motor, azami 440 Nm’lik torkunu 2,500 d/dk’da elde ediyor ve bu değeri 4,850 d/dk’ya kadar değişmeden koruyor.

Yeni 3.0 TFSI, örnek yakıt verimliliği sergiliyor; Sedan, ortalama olarak 100 km’ de 9.7 lt. yakıt harcarken, Avant ise 100 km’de 9.9 lt. tüketim yapıyor. Önceki modele göre 3.4 litrelik bir (yüzde 26) gelişim anlamına gelen bu verimlilik, Audi’nin benzinli doğrudan püskürtme teknolojisiyle elde ediliyor.

Tasarımdaki yeniliklerle ortaya çıkan sportif görünüm ve iç mekan

Audi S4 ve S4 Avant’ın dış mekan tasarımındaki yenilikler, her iki modele de atletik ve kaslı bir görünüm kazandırıyor; özel eteklikler, alüminyum görünümlü dış aynalar, 18 inç S tasarımlı hafif alaşım jantlar, yan kavisli paneller, arkada kontrollü spoyler ile dörtlü egzoz sistemi. Gündüz sürüş ışıklarına sahip Xenon plus farlar ile stoplar diğer ayrıştırıcı unsurlar arasında yer alıyor.

Her iki modelin iç mekân tasarımında da önemli yenilikler mevcut. Spor koltuklarda elektrikli bel destekleri ve baldır destekleri, S4 amblemlerinin bulunduğu, beyaz ibrelere sahip gri kadranlı ön gösterge paneli, çok fonksiyonlu spor direksiyon simidi ve anahtar öne çıkıyor. Alüminyum dekor unsurlarıyla bezenmiş iç mekan, siyah renkte, karbon ve huş ağacı kaplamaların yanında paslanmaz çelikten delikli desenli kaplamalarla destekleniyor.



İlk jenerasyonu 2 milyon sattı yeni yüzüyle iddiasını artırdı


Birinci jenerasyonu 5 yıl önce piyasa sunulan ve bugüne kadar 2 milyon adet satarak arasında Hürriyet Otoyaşam’ın da olduğu dünya çapında 90 ödül alan Mazda3 ailesi, 2’nci jenerasyonu ile Mayıs ayının ortasından itibaren Türkiye’deki yerini alacak.

Ön yüzünde Mazda6’ya benzer çizgileri sayesinde üst sınıf bir görüntü çizen araç, markanın konsept otomobilleri ile başlattığı “Zoom-Zoom” tasarım anlayışının üçüncü ürünü. Yeni Mazda3, ön tamponun altında yer alan geniş havalandırma ızgarası sayesinde gülen bir yüze sahipmiş hissi yaratıyor. Çekik farları ve sis lambaları ile oldukça çekici bir görünüm sunan araç oldukça sportif etkiye sahip. Şişkin ön çamurlukları ile RX-8 modeline gönderme yapan Mazda3, kapılardan aracın arka kısmına kadar devam eden çizgileriyle ışık oyunları yaparak tasarımındaki inceliklerin göze çarpmasını sağlıyor. Dar cam profili ve kısa bagajı sayesinde bu etkiyi arka kısımda da sürdüren Mazda 3 sedan’ın stop farları da ağabeyi Mazda 6’dan alınmış gibi duruyor. Aracın genel tasarımı ile büyük uyum gösteren yarı şeffaf bu stop grubu, Mazda 3’ün olduğundan çok daha büyük bir otomobilmiş gibi durmasını sağlıyor. Dış tasarımındaki çekicilik faktörünü iç mekanda da sürdümek isteyen Mazda mühendisleri bu konuda da oldukça başarılı olmuş gibi görünüyor. Önceki modelde olduğu gibi dairesel olarak tasarlanan gösterge paneli iç mekanda da sportifliği vurgularken, yeniden tasarlanan direksyon simidi ve orta konsol, kalite anlamında üst sınıfa yaklaşmış. Orta konsolun üzerine yerleştirilen ekradan araç hakkındaki birçok bilgiye ulaşmak mümkün.

Türkiye’ye ilk etapta sadece 105 beygirlik 1.6 litre benzinli motorla gelecek aracın 1.6 litre 109 beygir gücündeki dizel versiyonuysa birkaç ay sonra ithal edilmeye başlanacak. 1.6 benzinli motorun gücünün yanı sıra çekiş gücünü de artıran Mazda, ağırlık azaltımıyla da birlikte aracın karbondioksit salınımının da azalmasını sağlamış. İlk gelen araçlarda otomatik vites seçeneği de bulunuyor. Yeni Mazda3’ün motorları da Avrupalı müşteriler göz önüne alınarak geliştirilmiş. Mazda3’ün pazarda istediği başarıya ulaşamamasının en büyük nedeni olan dizel motor seçeneği ise yeni nesil ile birlikte tüketicinin beğenisine sunuluyor. 1.6 litre hacminde ve 109 beygir gücündeki dizel motor, yeni Mazda3’ün segmentteki rakipleriyle daha çetin bir mücadele içine gireceğini gösteriyor. Düşük devirlerden itibaren 240 Nm’lik torku sürücüsüne sunan bu motorun 100 kilometredeki ortalama yakıt tüketimi ise 4.5 litre.